Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yapraklı patik örelim mi?

Bu hafta yarım bekleyen ve başlanan tüm diğer projelerin yanısıra bir de yapraklı patik ördüm ve açıklamasını hazırladım. Daha önce örmüş ve sizinle bu yazımda paylaşmıştım. Arkadaşım Buket yönlendirdiğim açıklamada zorlanınca benden rica etti açıklamamı, ben de hazır Buket'e anlatıyorken sizlerle de paylaşmak istedim.
Bu patiği örerken Alize'nin yeni çıkardığı Alize Extra'ları da deneme şansım olacağı için hemen şişleri ve yünü aldım elime.
Alize extra çok güzel renkleri olan bir yün, daha önce kullandığım patiklik iplere göre biraz daha ince, %10 yünlü akrilik bir yün. Ben yünü beğendim ve farklı projelerde kullanmayı düşünüyorum. Patiğimde oldukça hoş oldu bence :)

Please scroll down for the pattern in English...




Patik için bir ana renk bir de Alize Extra'nın batik rengini kullandım. Size buna göre anlatacağım patiği.
Yün: Alize extra renk 95 (ana renk)          Alize extra batik renk 4896 (diğer renk) Şiş: 3,5 mm

Benim ördüğüm patik 36-37 numara ayaklara ideal.
An…

Kırkyama ve laleler

Soğuk bir Ankara gününden merhaba. Havalar çok soğudu  buralarda, dışarı çıkmak yine işkence olmaya başladı. Dışarıda olan herkese Allah kolaylık versin. Havalar soğuyunca ben de kurslarımı biraz ihmal ettim. Örgüye gitme konusunda çok istekli davranmıyorum ama kırkyamaya gitmek için elimden geleni yapıyorum. Örgüde de öğreneceklerim var ama kırkyama benim için bilinmeyen bir mecra olduğu için ona karşı biraz daha istekliyim. Hele de son gittiğim gün bu haftanın programını öğrenince mutlaka gitmeliyim diye düşünür oldum.
Bu arada kırkyamada ilk işimi bitirdim. Bu tüm yeni başlayanların yaptığı minik iğnelik. Pek cici pek süslü bir şey oldu :) Resimlere yakından bakarsanız dikiş konusundaki beceriksizliğimi görürsünüz. Ama azimliyim ilerleteceğim. 



Minik altıgenleri kesip karton kalıpla birbirlerine diktik. Bu arada benim gittiğim kırkyama kursu eld edikişle yaptırıyor, makina  kullanmıyoruz.Özellikle istedim el dikişi, bakalım üstesinden gelebilecek miyim?


Alttaki resimdeki de yeni p…

Yağmurlu bir günden gezi notları

Ankara'nın havası bir garip...Dün yağmur, soğuk, şimşek gök gürültüsü vardı bugün şimdilik güneşli :) Gerçi dün de sabahtan güneşliydi, sonra bir yağmur başladı, her yeri sel aldı resmen. Hava sabahtan güzel olunca biz de kendimizi dışarıya attık. Gerçi geçen haftadan planladığım bir gündü, yağmur da olsa beni durduramazdı :) Plan önce Kızılay'a gidilecek, sonra Ulus'a geçilecek :) 
Plana kardeşimi ve Nilay'ı da dahil ettim. Sabah eşimle Eylül'ü kreşe bıraktıktan sonra Kızılay'a geçtik. Kardeşimle küçük bir kahvaltı yaptık, sonra aklımızda olan bir kaç yere uğradık, bu arada Nilay'ın gelmesini de bekledik. Nilay gelince önce Beyaz yüne sonra Yiğit Düğme'ye uğrayıp açılışımızı yaptık :) Sonra hemen otobüse binip Ulus'a geçtik, zaman kaybetmemek lazımdı :) 
Ulus'taki ilk adresimiz daha önce bir kaç kez duyduğum, geçen pazartesi kurs ile ilk kez gittiğim yüncü (ya da trikocu ya da henüz benim adlandıramadığım) oldu. Burasını size tarif etmek biraz…

Bir fıstıklı şal daha...

Yine kaybolmadan, hazır rehavetten kurtulmuşken yeni bir yazı yazayım dedim. Aslında bu aralar yazı yazmaya ve ya örgülerimle, hobilerimle ilgilenmeye daha çok vaktim var. Neden mi? Çünkü Eylül kreşe gidiyor ve tüm gün bana kalıyor :) Yaşasın ! 
Durum böyle olunca ben de hemen kendimi kurslara verdim. Belmek kurslarına daha önce gitmiştim, bu sefer de hem kırkyama hem de örgü kursuna kayıt oldum. Kırkyama biraz farklı oldu benim için, dikiş bilmeyen biri olarak biraz zorlanıyorum ama zevkli geliyor bana.Bakalım ortaya neler çıkacak, ya da en azından acaba becerebilecek miyim?
Örgü yazdığımda bir çoğunuz "neden örgü, zaten biliyorsun" diye geçirmişsinizdir içinizden. Evet örgü örmeyi biliyorum, oldukça da iyiyim bu konuda ama bana göre öğrenmenin sınırı yok, büyük ihtimalle bu kursta eksik olduğum bazı konularda deneyim kazanacağım, yeni şeyler öğreneceğim. Bana göre iki branşta bana yeni ufuklar açacak, farklı bakış açıları kazandıracak.


Bu arada sizlerle daha önce örmüş ol…

Blogger Tipim ?

Blog Hocası'nı takip eder misiniz? Ben ederim, gerçi çok uzun olmadı takip etmeye başlayalı ama kendisinden çok yararlandığım konular oldu, arşivine karıştırıp karıştırıp yararlanmaya devam ediyorum. Blog yazanların da takip etmesi gerektiğine inandığım oldukça yararlı bir blogdur, not ediniz derim.
Şimdi diyeceksiniz, " en son 1,5 ay önce yazmışsın, bloguna uğramıyorsun, neyine takip ediyorsun ve bu başlığın anlamı ne?" Hemen cevap vereyim efendim; bloguma nedense uzun uzun aralıklar verir oldum, tembellik mi diyeyim, ya da blog yazarlığı konusunda tam bir alışkanlık edinememi diyeyim, yoksa kafam, hayatım, o kadar karışık, bazen bazı şeyler o kadar hızlı gelişiyor ki ben ayak uyduramıyorum, hayatın o hızını buraya aktaramıyorum mu diyeyim...Benim aralıklı yazmamın sebepleri bu tür şeyler. 
Başlığa gelince Blog Hocam' ın Blogger Tipleri bir yazısında blog yazarlarını sınıflandırmış, zevkle okuduğum  ve "hıımm ben hangisiyim ki tam olarak " diye hala üzerin…

Baykuşlarım

Geçen yazımda baykuşlar nereye uçuyor diye yazmıştım. Elimdeki projeden ipucu vermek için yapyığım baykuşları resimlemiştim size. O baykuşlar uçtu uçtu ve sonunda bir havlunun ucuna kondu :)
Baykuşlarıma çerçeve ördüm, sonra hepsini birleştirdim, kenarlarına ufacık bir oya geçtim ve havluya diktim. Dikerken biraz zorlandım, ilk defa bu tür bir şey yaptığım için, örmekten daha çok zaman harcadım ama onu da yaptım .



Nasıl olmuş sizce havlum??
Model Tecendo Artes blogundan, uzun zamandır arşivde bekleyenler arasından. Ben lif iplerini kullanarak ördüm, tığım da lif için uygun olan 8 numara tığ idi. Proje  sonunda elde ettiğim tecrübe, lif ipi çok uygun değil böyle bir iş için ve tığ da çok ince kaldı. Belki etamin yünü denilen iplerle ve ya ince merserizelerle çok daha iyi sonuç elde edilebilir.


Biz kullanmaya bile başladık havlumuzu...Yapmak isterseniz Tecendo Artes'i mutlaka ziyaret edin.
Yeni bir projede görüşmek üzere :)

Baykuşlar nereye uçuyor??

Eylül ayı da geldi... Severim Eylül ayını, çocukken okullar açıldığı için severdim (evet ben okula gitmeyi seven çocuklardandım ), sonbaharın ilk ayı olduğu için severdim, bir başka güzeldir sonbahar çünkü...Ve benzer bir çok nedenden severim Eylül'ü...Belki bu yüzden kızımın adı Eylül :) 
Bu ay benim için oldukça yoğun geçecek. Uzun zamandır evin boyası, pencerelerin PVC yapılması gibi tadilat işlerini erteliyorduk, önümüzdeki haftalarda bunları yaptıracağız, planlandı, beklemedeyiz. Bir de minik prensesim kreşe başlayacak, onun koşuşturması olacak...Biraz hareketli, yorucu bir ay olacak benim için.
Ama örgülere devam, hatta beklemede olan diğer hobilerime, projelere de devam. 
Elimde hala yarım bir çok işim var,  ufak tefek şeyler sokuyorum araya, baykuşlarda bunlardan biri.



Dün Eylül öğle uykusuna yatınca bir şeyler öreyim dedim, ne örsem derken bu cici baykuşlar çıktı ortaya.Peki bu baykuşlardan ne olacak? Nerede kullanacağım bunları?? Onu da bir sonraki yazımda anlatayım siz…

Balkon Keyfi

Herkese merhaba... Sanırım bu sene ben leyleği havada görmüşüm, yine gezmelerdeydim. Ama uzaklara gitmiyoruz, Ankara'yı keşfediyoruz, çevre ilçeleri, yakınlarını...Bu haftasonu eşimin arkadaşının ailesinin Kazan'daki bahçe evindeydik...Güzel bir pazar günü geçirdik, hele ki çocuklar...Toprakla oynadılar, bahçede koştular, kedi, köpek, tavuk vb bir sürü hayvanla tanıştılar, bizimle birlikte domates, biber topladılar, bağında kavun karpuz gördüler...Güzel bir pazar günüydü :)
Yorgun döndük geç vakit eve, bu pazartesiye yazacağım yazıyı da yazamadan yattım (dün yani 10 Ağustos pazar günü hakkında farkındaysanız başka hiç bir şey yazmıyorum, sabah erkenden görevimi yerine getirip uzaklaştık tüm haberleşme araçlarından...hiç olmazsa eve dönene kadar umut etmeye devam edebileyim diye...) Son bir haftadır balkonumla ilgili bir yazı için döküman topluyorum. Nasıl yani diyeceksiniz, hemen anlatayım. Benim evimin ince uzun bir balkonu var, oturmaya pek elverişsiz, çiçek yetiştirme konu…

Bezginlik...

Merhaba herkese, tatilden döndüm.." Ne tatili ?? herhalde ara verdi onu kastediyor", diyenleriniz olacaktır, aradan değil gerçek tatilden bahsediyorum. En son yazdığım yazıdan sonra, Eylül'ümü aldım, anneanne ve dedemizi ziyarete gittik. Geçen senenin rekorunu kıramadık, bu yaz sadece 38 gün kalıp döndük :) Ama güzel bir tatil yaptık. Fotoğraf çekme işinde biraz daha istekli ve kabiliyetli olsam sizlerle bizim oraların ne güzelliklerini paylaşırdım ama, ümitsiz gibiyim bu konuda...
"İyi de bezginlikle ne alakası var? Ne güzel tatil yapmışsınız, muhteşem bir dönüş beklerdik biz senden ", diyeceksiniz, ama yok öyle olmadı. Dinlendim dinlenmesine, hatta kızım kollukları takıp "cuppa!" yapmayı çok sevdiği için uzun zamandır tadını çıkaramadığım kadar çok denizin ve güneşin tadını çıkardım ama Ankara'ya dönünce bir şeyler oldu...Sanki hiç tatil yapmamış gibi canı sıkkın, yorgun, bezgin bir ruh haline büründüm. Ankara o kadar sıcak o kadar sıcaktı ki, …

Sonunda Başladım...

Herkese merhaba...Havalar bir güzel bir yağmurlu ya tadını çıkarıyoruz bu değişken havaların. Özellikle haftasonları bir hareketli ki sormayın, tüm çocuk parkları ziyaret ediliyor, arada sırada ma-aile piknik havasında zaman geçiriliyor...Yağmurlu havalarsa benim işime yarıyor, evde kalıyoruz ben de fırsat buldukça örüyorum, örüyorum...

Geçtiğimiz hafta ilk Lokenimi bitirdim, hemen buradaki yazımda bahsettiğim yünlerle yeni bir tane başladım ve o da bitti ! Mutlu ediyor böyle modeller beni, hem zevkli hem de çabuk bitiyor :) Henüz gerdirilmediler ve püskülleri takılmadı, onlar da bitsin sizle mutlaka paylaşacağım.

Yeni proejelere yelken açardım bu hevesle ama bu sefer yeni projelere yelken açmadım, açamadım. Elimde bitmesi gereken kelimenin tam anlamıyla yıllanmış işler var zira. Bir çoğunuzun bildiği motif etkinliklerinin motifleri birleştirilecek (hem de 3 ayrı etkinliğin motifleri), bir türlü bitmeyen İskoş şal örülecek ve bir de çok zevkle başladığım ama akibeti kenarda beklemek o…

Lokken Şal Örmek ya da Örememek ...

Lokken şal Ravelry'de örmek istediklerim listesinde durur ama bir türlü sıra gelmezdi. Aslında Nilgün örerken benden yardım istemese, ve ben onun ördüğünü görmesem yine sıra gelmezdi ya...
Nilgün' e Lokken'in açıklaması gerekir, ben de yayınlandığı dergiye ulaşırım, bir de ben bakayım nasılmış der ve hemen başlamaya karar veririm, süreç böyle gelişir ama bir sorun vardır; ben işin içinden çıkamam, nasıl örülür bu şal diye. Uzun zamandır örgü ören, nice şalların altından kalkan ben bu şalda takıldım. Nilgün imdadıma yetişti, şimdi şalım güzel ve kolay bir şekilde ilerliyor.









İpim Himalaya Anti Peeling şiş no: 4,5
Dün Ulus'taki ihraç fazlası yün yatan yüncüye gittik Nilgün ve Nilay'la, orada görünce kesinlikle 2. Lokken'imi bu iple örmeliyim dediğim bir yün gördüm ve hemen aldım. Şimdi yünlerimi paylaşıyorum yakında ördüğüm şalı da paylaşırım.







Bu yünlere tanesi 1 liradan sahip oldum, yaşasın ihraç fazlası yün satanlar :))